Tapeten’de Kadın İşçilerin Emeğinin Karşılığı ‘Eve Katkı’ Olarak Görülüyor

Ankara’daki Tapeten Mensucat Fabrikası’nda işçiler TİS sürecinin tıkanmasıyla işçiler 4 Eylül’de greve başladı

Ankara’daki Tapeten Mensucat Fabrikası’nda işçiler TİS sürecinin tıkanmasıyla işçiler 4 Eylül’de greve başladı

Ankara’daki Tapeten Mensucat Fabrikası’nda işçiler Toplu iş sözleşmesi (TİS) sürecinin tıkanması, sendikal baskılar, kötü ve hijyenik olmayan çalışma ortamı nedeniyle 4 Eylül’de greve başladı

Yadigar Aygün

Ankara Sincan’da bulunan TEKSİF’in yetkili olduğu Tapeten Mensucat Fabrikası’nda işçiler Toplu iş sözleşmesi (TİS) sürecinin tıkanması, sendikal baskılar, kötü ve hijyenik olmayan çalışma ortamı nedeniyle 4 Eylül’de greve başladı. Tapeten Mensucat fabrikası grevini ziyaret eden EMEP Milletvekili Sevda Karaca ve TEKSİF Örgütlenme Uzmanı Pembe Maden ile kadın işçilerin yaşadığı sorunları konuştuk.

Devamını oku

Kadın Dayanışma Vakfı: 6284 Sayılı Kanun Etkin Biçimde Uygulanmıyor

6284 Sayılı Kanun Kapsamında Verilen Kararlara Dair İzleme Raporu

6284 Sayılı Kanun Kapsamında Verilen Kararlara Dair İzleme Raporu

Kadın Dayanışma Vakfı’nın “6284 Sayılı Kanun Kapsamında Verilen Kararlara Dair İzleme Raporu” yayımland

Kadın Dayanışma Vakfı’nın “6284 Sayılı Kanun Kapsamında Verilen Kararlara Dair İzleme Raporu” yayımlandı. Rapor, kadına yönelik şiddetle mücadelede hayati bir öneme sahip olan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un uygulanmasında önemli sorunlar yaşandığını ortaya koydu.

203 karar dosyasının incelendiği raporda, kadınların büyük çoğunluğu (160 kadın) koruma talebini aile mahkemelerine yaptı. Otuz altı kadın kolluk kuvvetlerine, altı kadın savcılığa, bir kadın ise mülki amire koruma talebinde bulundu. Beş kadın ise kolluğa KADES uygulaması üzerinden ulaştı

Devamını oku

“Her Yerde Eşitlik ve Özgürlük İstiyoruz!”

Jina Mahsa Amini’yi anmak için Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla basın açıklaması gerçekleştirdi

Jina Mahsa Amini’yi anmak için Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla  basın açıklaması gerçekleştirdi

Jina Mahsa Amini’nin katledilmesinin üçüncü yılında Ankara’da kadınlar sokaktayd

2022 yılında İran faşist molla rejiminin ahlak polislerince gözaltında işkenceyle katledilen Jina Mahsa Amini’yi anmak için Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla Yüksel Caddesi’nde bir araya gelen kadınlar basın açıklaması gerçekleştirdi.

Açıklamada, kadınların Filistin’den Afganistan’a Tunus’tan Suriye’ye mücadele bayrağını yükselttiğine değinilerek “Bizler de İranlı kadınların ve Ortadoğu halklarının dinci-faşist rejimlere karşı sürdürdüğü mücadelenin yanındayız” denildi.

Devamını oku

KYK eylemine saldırı ve gözaltı

Ankara’da KYK önünde basın açıklaması yapmak isteyen öğrencilere polis saldırdı, çok sayıda öğrenci gözaltına alındı Ankara Üniversitesi’nde Las Tesis dansı yaptıkları gerekçesiyle KYK yurtlarından atılan ve burs/kredileri kesilen üniversitelilerin yapmak istediği basın açıklamasına polis saldırdı. Ankara Üniversitesi’nde Las Tesis yaptıkları gerekçesiyle öğrenciler hakkında soruşturma açıldı. Soruşturma gerekçesiyle yurttan atılan, kredi ve bursları kesilen üniversiteliler bugün … Devamını oku

Antalya’da kadın cinayetine beraat!

Zehra Demir ve Demir'in intihar etmesine neden olan Süleymen Taruk'un bir fotoğrafı

Zehra Demir ve Demir'in intihar etmesine neden olan Süleymen Taruk'un bir fotoğrafı

 

Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi eski sevgilisi Zehra Demir’i yeniden birlikteliğe zorlayan ve ret yanıtı alınca da “yaşadıklarımızı ağabeyine anlatacağım” diye tehdit ederek evin kapısına bıçakla dayanan, bu sırada Demir’in pencereden atlayarak intihar etmesine neden olan Süleyman Taruk hakkında beraat kararı verdi!

Kadın katillerinin sırtını sıvazlayan bir karar da Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verildi. Birlikte olmaya zorladığı eski sevgilisi Zehra Demir’den ret yanıtı alınca “yaşadıklarımızı ağabeyine anlatacağım” diye arayıp, evin kapısına bıçakla dayanan ve bu sırada Demir’in pencereden atlayarak intihar etmesine neden olan Süleyman Taruk, yargılandığı davadan beraat etti. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada heyet beraatı, Taruk’un Demir’in intihar etmesi gerektiğine dair beyanı ve tehdidinin olmaması gibi akıl almaz bir gerekçeye dayandırdı!

Hürriyet’ten İsmail Saymaz’ın haberi şöyle:

Antalya’da boyacılık yapan Süleyman Taruk (19), geçen yıl aynı mahallede yaşadığı 20 yaşındaki Zehra Demir’le sevgili oldu. Demir bir süre sonra ayrılma kararı aldı. Taruk 28 Eylül 2019’da eski sevgilisine, “Ağabeyini arayıp yaşadıklarımızı anlatacağım” dedi. Ardından kızın evine gidip zile bastı. Demir’in kardeşleri aşağıya indi. Sokakta tartışma sürerken Demir, olanları ailesinin öğreneceğinden korkup dördüncü kattan atladı. Grubun yanına düşen Demir, hastanede can verdi.

 

 

Aynı anda, elindeki bıçakla Demir ailesine saldıran Taruk’a cebir veya tehdit kullanarak, intihara mecbur etmek suçundan Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

 

 Son duruşma dün görüldü. Savcılığın esas hakkındaki görüşünde, “Taruk’un Demir’e intihar etmesi gerektiğine dair beyanı ve bir tehdidi tespit edilememiştir. Taruk’un olay günü araması ve eve gelmesi başka suçları oluşturabilir. Bu eylemlerin intihara teşvike vücut verdiği söylenemez” denildi. Mahkeme, bu görüş doğrultusunda beraat kararı verdi. 

Bilgili’nin yargılandığı duruşmaya katılım çağrısı

"Hasan Bilgili Tecavüzcüdür Tutuklansın" yazılı pankartın önünde masa başında basın açıklaması yapan kadınlar

"Hasan Bilgili Tecavüzcüdür Tutuklansın" yazılı pankartın önünde masa başında basın açıklaması yapan kadınlar

Ankara Kadın Platformu tecavüzcü profesör Hasan Bilgilinin yargılandığı davanın 26 Şubat’ta görülecek duruşmasına katılım çağrısı yaptı

Ankara Kadın Platformu bugün saat 12:30’de Mülkiyeliler Birliği’nde basın toplantısı düzenleyerek, veteriner hekim Ç.B.’ye cinsel saldırıda bulunan klinik sahibi ve aynı zamanda Ankara Üniversitesi’nde akademisyen olan Prof. Hasan Bilgili’nin tutuksuz yargılandığı davanın 26 Şubat’ta görülecek duruşmasına çağrıda bulundu. Duruşmaya çağrıda bulunan Ankara Kadın Platformu tecavüzcü Hasan Bilgili’nin tutuklu yargılanması gerektiğini vurguladı.

Toplantıda konuşan platform üyesi Esma Çağlak, Hasan Bilgili’nin ve ortağı Serkan Durmaz’ın 3 Nisan 2019 günü gecesi kendilerine ait klinikte gece nöbeti görevini yapan kadın veteriner hekimi darp ettiklerini, çeşitli veteriner anestezi ilaçlarıyla bayıltıp, tecavüz ettiklerini daha sonra işbirlikçileri jinekolog Hüseyin Şenyurt’un kliniğine götürerek delilleri kararttıklarını, cinsel saldırıya uğrayan Ç.B.’yi ölümle tehdit ettiklerini hatırlattı.

Tecavüzcü serbest bırakıldı, tepki gösteren kadınlar saldırıya uğradı

Şikayetçi olan Ç.B.’nin karakolda ve savcılıkta kadın düşmanı davranışlarla karşılaştığı, psikolojik şiddete maruz kaldığını belirten Çağlak, şikayet ve deliler üzerine tutuklanan Hasan Bilgili’nin 2 ay gibi kısa bir süre sonra savcı inisiyatifi ile re’sen tahliye edildiği, hakkında adli kontrol kararı bile çıkarılmadığını ifade ederek, “Tecavüzcüler kadınları tehdit etmeye, kendilerini teşhir eden kadınlara saldırmaya devam etmiş, sosyal medyadan ‘Tecavüzcü profesör tutuklansın!’ diyen kadınlara ve basın emekçilerine soruşturma açılmıştır. Tecavüzcü Hasan Bilgiliyi emeklilik ile ödüllendiren Ankara Üniversitesi yönetimi ise bu süre zarfında kadın düşmanlığından ödün vermemiş, adliyede ‘Tecavüzcü Profesör tutuklansın!’ diyen, yaşam alanlarını ve kampüsleri danslarıyla özgürleştiren kadınlara soruşturma açmış, kadınları yurtlarından atarak ve ekonomik krizin en yakıcı döneminde kadın öğrencilerin burslarını keserek cezalandırmıştır. Buradan tekrar haykırıyoruz; okullarımız da ve yaşamımızın her alanında kadın düşmanlarının yakasını bırakmayacağız,mücadelemiz her alanda yükselerek devam edecek!” diyerek, mahkemelerin, karakolların, akademinin kadın düşmanı tutumlarını bir kez daha teşhir etti.

Çağlak, bu tecavüz ve örtbas etme çabasına dönük tutum geliştiren kadınların ve örgütlerinin hedef alındığı, 11 Aralık günü tecavüzcü Bilgin’in davasının ilk duruşmasında basın açıklaması yapan kadınların polis saldırısına maruz kaldığını, darbedilerek gözaltına alındıklarını hatırlatarak, devletin tüm kurumlarının tecavüzler karşısında aynı kadın düşmanlığıyla hareket ettiğini vurguladı.

Katiller korunduklarının farkındalığıyla cinayet işlemeye devam ediyor

Kadın katillerinin, tecavüzcülerinin devlet tarafından adeta korunmalarının yeni saldırı ve cinayetlere davetiye çıkardığını dile getiren Çağlak, birkaç hafta önce babası tarafından bir otomobilin içinde katledilip yol kenarına atılan 17 yaşındaki genç kadın Şeyma Yıldız cinayetini hatırlatarak, “katillerin bu zırh ile korumaya alındıklarının farkında olmalarının rahatlığı içinde kadınları katletmeye devam ettiklerinin kanıtıdır” diye belirtti.

Kutsal aile” olgusu her türlü kötülüğün maskesi

Kutsal aile” olgusunun kadınların şiddet görmelerinin, aile bireylerince tecavüze uğrayarak büyümelerinin, katledilmelerinin meşru hale getirilmesinin maskesi olmaya devam ettiğini belirten Çağlak, katilleri koruyan bu zırhın Hasan Bilgili’yi de korumaya devam ettiğini vurguladı.

8 Mart’ta alanlardan haykıracağız

Tecavüzcünün duruşmada tecavüz ettiği kadına hakaret edebildiği ve bu adamın onca delile rağmen aramızda dolaştığını ifade eden Çağlak, “Bütün bu gerici, kadın düşmanı söylemlere, politikalara karşı sömürüye, tacizlere, tecavüzlere ve kadın cinayetlerine karşı ve büsbütün bunları meşru hale getiren sistem zırhına karşı isyanımızla her an karşınızda dikilecek 8 Mart’ta da alanları doldurmaya, isyan çığlıklarımızı kulaklarınızda çınlatmaya devam edeceğiz” dedi.

Tecavüzcü ve işbirlikçileri tutuklansın!

Açıklama şu çağrıyla sonlandı:

Tecavüzcü Hasan Bilgili’ye ve bütün mutlak koruyucularına karşı bir kez daha Ankara Kadın Platformu olarak söylüyoruz; yaşamlarını savunan kadınları yıldıramayacaksınız! Arkanıza aldığınız ataerkil sistem ve devlet güçlerine karşı mücadelemizle var olmaya, mücadelemizi yukarıya taşımaya devam edeceğiz. Tüm kadınları 26 Şubat Çarşamba günü Ankara Adliyesi bahçesini mücadelemizle doldurmaya, “Tecavüzü Hasan Bilgili, Tecavüzcü Serkan Durmaz ve işbirlikçi Hüseyin Şenyurt Tutuklansın!” demeye çağırıyoruz.

 

Tecavüzcü Hasan Bilgili, Serkan Durmaz ve işbirlikçi Hüseyin Şenyurt tutuklanmadan sokakları, alanları terketmeyecek fırsat bulduğumuz her yerde tecavüzcüleri ve onları koruyanları teşhir etmekten vazgeçmeyeceğiz. Kaybettiğimiz kadın arkadaşlarımızın, maruz bırakıldığımız taciz ve tecavüzlerin öfkesiyle bir kişi daha eksilmemek için mücadele etmekten geri durmayacağız. Tecavüzcülerin, katillerin ve koruyucularının ancak kadın dayanışması ve mücadelesi ile alt edilebileceğinin farkında olarak devam edeceğiz.

Şeyma için basın toplantısı

Bir masanın başında açıklama yapan kadınlar

Bir masanın başında açıklama yapan kadınlar

Ankara İHD Şube Kadın ve Çocuk Komisyonu Çubuk’ta katledilen Şeyma için basın toplantısı gerçekleştirdi

Ankara İHD Şube Kadın ve Çocuk Komisyonu Çubuk’ta katledilen Şeyma için basın toplantısı gerçekleştirdi. Basın toplantısında açıklamayı Sevinç Koçak yaptı. Koçak açıklamasında 2020 yılının ilk günlerinde 27 kadın ve iki çocuk katledildi. 40 gün içinde erkekler tarafından 29 kadın cinayeti işlendiğini vurguladı.

Açıklamanın tamamını yayınlıyoruz:

Basına ve Kamuoyuna

7 Şubat Cuma günü, Ankara’nın Çubuk ilçesinde 17 yaşındaki Şeyma Yıldız, babası tarafından katledildi. Şeyma ile birlikte, 2020’nin ilk günlerinde; 27 kadın ve 2 kız çocuğu katledildi. Yalnızca 40 gün içerisinde erkekler tarafından 29 kadın cinayeti işlendi. Kadınlar ve kız çocukları; babaları, oğulları, ağabeyleri, kardeşleri, kocaları, eski kocaları, sevgilileri, reddettikleri ya da hiç tanımadıkları erkekler tarafından katledilmeye devam ediyor.

Şeyma’nın katledilmesinin ardından çıkan haberler ve ailesinin söylemleri, erkeklerin işlediği cinayetlerde karşımıza çıkan meşrulaştırma kalıplarının özeti niteliğinde.

Şeyma’nın sevgilisinin olup olmadığı tartışılıyor: Kadınların sevgilileri olabilir, kadına yönelik şiddet vakalarında bu bir tartışma konusu olamaz. Bu tartışma ile toplumsal ahlâk normları devreye sokularak ‘namus’ adı altında kadına yönelen şiddet meşrulaştırılamaz.

Şeyma’nın babasının psikolojik rahatsızlıklarının olduğu söyleniyor: Bireylerin psikolojik rahatsızlıkları olabilir; ancak kadına ve kız çocuklarına yönelik her türlü şiddet vakasında failin psikolojik rahatsızlıklarına vurgu yapılması devlet aklını, erkek aklını, erkek şiddetini meşrulaştıran politikalardan beslenmektedir. Bu, aynı zamanda faillerin ceza indirimi almasının da önünü açabilmektedir. Toplumsal cinsiyet temelli şiddet, failin psikolojik rahatsızlığı ile açıklanamaz ve öldürme gerekçesi olamaz.

Babasının Şeyma’yı çok sevdiği anlatılıyor: Katillerin çoğu, öldürdükleri kadın ve çocukları çok sevdiğini söylüyor. Sevgi bir mülkiyet biçimi olamaz. Çok sevmek öldürme gerekçesi olamaz, öldüren sevgi istemiyoruz.

Erkek şiddetini önlemekle yükümlü olan devletin kadın ve çocuk politikaları, bu şiddetin giderek artmasının nedenlerinin başında yer alıyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini besleyen cinsiyetçi söylem, iş bölümü ve politikalar ortadan kaldırılmadığı sürece, cinayetler artmaya devam edecektir. Bu sebeple bir kez daha hatırlatıyoruz:

1- Devletler sınırları içerisinde yaşayan herkesin güvenliğinin sağlanması ve yaşam hakkının korunmasından sorumludur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, göçmenler dâhil olmak üzere, topraklarında yaşayan tüm kadınların ve kız çocuklarının, yaşam hakkının korunması için ulusal ve uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini hatırlatıyoruz.

2- Yalnızca şiddete uğrayan kadınların değil, şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların da koruma altına alınmasını kabul eden, “ev içi şiddet” ve “kadına yönelik şiddet” gibi kavramların hukuki literatüre girmesini sağlayan 6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesi “ama”sız uygulanmalıdır.

3- Türk Ceza Kanunu’ndaki “Haksız Tahrik” ve kadına karşı şiddet davalarında uygulanan “haksız tahrik indirimleri” ve “iyi hal indirimleri” kaldırılmalıdır.

4- Milli Eğitim müfredatının, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini besleyen her türlü ders, konu, kitap ve görselden arındırılması için, müfredat uzmanlardan oluşan bir komisyonun denetiminde gözden geçirilmelidir.

5- Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için yazılı ve görsel basın da üzerine düşeni yapmalıdır. Kadına yönelik şiddeti haberleştirirken etik değerlere uymalı, şiddet mağduru kadın ya da çocuğun şiddetin sorumlusu olduğu algısını yaratacak her türlü anlatım ve dilden uzak durmalıdır.

6- Bütün yargı mensupları, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik toplumsal cinsiyet temelli şiddet vakalarında cezasızlığın önüne geçecek cesareti göstermelidir.

İHD Ankara Şube Çocuk Hakları Komisyonu

İHD Ankara Şube Kadın Komisyonu

#kadiricinadalet

Kadir Şeker'in polislerce götürülürken bir fotoğrafı

Kadir Şeker'in polislerce götürülürken bir fotoğrafı

Sevgilisini döven kişiyi engellemek isterken öldüren Kadir Şeker’in serbest bırakılması için kampanya açıldı.

Konya’da sevgilisini Özgür Duran‘ı engellemek isterken ölümüne yol açan ve tutuklanan Kadir Şeker‘in serbest kalması için Twitter’da “#kadiricinadalet” etiketiyle kampanya başlatıldı.

‘Kasten yaralama’, ‘hırsızlık’, ‘yağma’ ve ‘uyuşturucu madde ticareti’ suçlarından toplam 19 suç kaydı olan Özgür Duran’ı durdurmaya çalışan Kadir Şeker ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklandı.

Kadir Şeker’in babası Cengiz Şeker de oğlu adliyeye sevk edildiği sırada yaptığı açıklamada “Oğlum fen lisesi mezunu. Karıncayı bile incitmeyecek yufka yürekli birisi. Hayali doktor olmaktı. Kadını kurtarmaya gittiğinde bu olay yaşanmış” dedi.

Kampanyaya çok sayıda kişi katıldı

Kadir Şeker tutuklandıktan sonra, aralarında Gülben ErgenHaluk LeventZülfü Livaneli gibi sanatçılar ile siyasetçiler, kadın hakları savunucuları, sivil toplum örgütleri ve vatandaşlar

‘#kadiricinadalet’ etiketiyle başlattıkları kampanya twitterda dün Türkiye gündeminde birinci sıraya oturdu. Bugün de Twitter’da “#kadirsucsuzdur” etiketiyle sürdürülen kampanya yine Türkiye gündeminde en çok konuşulanlar arasında yer aldı.

2’nci Türkiye Kadın Buluşması yarın

Görselde mor zemin üzerinde Asla yalnız yürümeyeceksin 9 Şubat 13:00 İstanbul Türkiye Kadın Meclisleri Buluşması yazıyıor

 

Görselde mor zemin üzerinde Asla yalnız yürümeyeceksin 9 Şubat 13:00 İstanbul Türkiye Kadın Meclisleri Buluşması yazıyıor

2. Kadın Konferansı’nda kadın cinayetlerinin durdurulması, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanunun uygulanması için atılacak adımlar, hazırlanan genelgelerin uygulanması için yol ve yöntemler ele alınacak

 

Erdoğan Alayumat

Kadın Meclisleri’nden Melek Önder, yarın gerçekleştirecekleri 2’inci Türkiye Kadın Buluşması’nda kadın mücadelesini daha ileriye taşımak için 2 yılın yol haritasını çıkaracaklarını söyledi.

Kadın Meclisleri, 2’nci Türkiye Kadın Buluşması’nı yarın Beşiktaş Mustafa Kemal Kültür Merkezi’nde gerçekleştirecek. 50 kentten yüzlerce kadının katılması beklenilen buluşmada, kadınlar önümüzdeki 2 yılın yol haritasını çıkaracak. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Temsilcisi ve Kadın Meclisleri’nden Melek Önder, söz konusu buluşma ve kadınların mücadelelerine dair konuştu.

‘PROTESTOLAR SONUÇ ALDI’

Yıllardır kadın cinayetleri, kadın üzerindeki şiddetin her türlüsü ve çocuk istismarlarını durdurmak için mücadele verdiklerini ifade eden Önder, son yıllarda kadın mücadelesinin yükseldiğine işaret etti. Emine Bulut’un öldürülmesinin ardından yükselen tepkilerle birlikte toplumun tüm dikkatini kadın cinayetlerine yönlendirdiğine değinen Önder, “Tüm bunlar yaşanırken 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü’nde on binlerce kadın sokağa çıktı. Ardından tüm dünyada yankı uyandıran Las Tesis protestoları  yaşandı. Bu protestolar karşısında somut olarak karşılıklar aldık, tüm eksikleri ile birlikte devlet genelgeler hazırlamak zorunda kaldı” dedi.

SALDIRILAR ARTTIKÇA MÜCADELE DE BÜYÜYOR’

Kadına dönük saldırıların arttığı ve buna karşı mücadelenin de yükseldiği bir dönemde Kadın Meclisleri olarak 2’nci Türkiye Kadın Konferansı’nı toplama ihtiyacı duyduklarını kaydeden Önder, “Biz her gün adliyelerde, meydanlardayız. Öldürülen kadınların aileleri, şiddet gören kadınlar ve Türkiye’nin dört bir tarafından yüzlerce kadın bir araya gelerek, önümüzdeki süreçte bu mücadeleyi daha ileri nasıl götürebiliriz, nasıl büyütebiliriz, 81 ilde örgütlenmemizi nasıl tamamlayıp buralarda çalışmalarımızı nasıl ileri götürebiliriz diye konuşacağız. Çünkü kadın cinayetlerini durdurma mücadelesi aslında tarihi olan bir mücadele. Belli aşamalara geldik, tüm bunları kapsamlı bir şekilde ele alacağız” sözleriyle buluşmaya değindi.

POLİTİK HATTIMIZI BELİRLEYECEĞİZ’

Bu ayın kadın cinayetleri verilerini yayınladıklarını aktaran Önder, Ocak ayında 27 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü, 7 kadının ise şüpheli bir şekilde öldüğüne işaret ederek, “Mücadelemiz sonucunda rakamların azaldığını görüyoruz. Ancak tabi ki bu yeterli değil. Bizim amacımız tek bir kadının dahi öldürülmediği, şüpheli tek bir kadının ölümünün dahi olmadığı bir ülkeyi kurmak. Bu yüzden tüm kadınlarla bir araya gelip tartışmalarımızı yaparak, yeni politik hattımızı oluşturmak konusunda kararlarımızı alacağız” diye konuştu.

FARKLI İNANÇ VE KİMLİKTEN KADINLARI KATACAĞIZ’

Konferansa farklı inanç ve kimliğe sahip kadınların da katılımını sağlayacaklarını belirten Önder, “Son yıllarda Suriye’den göçüp gelen kadınlarla birlikte göçmen kadınların da yaşadığı çok ağır problemlerle karşı karşıya kalıyoruz. Sırf kocalarını cezalandırmak mantığıyla kaçırılıp tecavüz edildikten sonra öldürülen göçmen kadın sorunu ile karşı karşıyayız. Bu nedenle çağrımızı sadece Türkiyeli kadınlara değil tüm dünya kadınlarına yapıyoruz. Dünya çapında yükselen kadın hareketleri var ve dünya deneyimlerini paylaşmak için Güney Amerika’dan, Ortadoğu’ya, Afrika’dan Avrupa’ya kadar dünyanın her tarafından kadınları konferansa bekliyoruz” dedi.

İKİ YILIN YOL HARİTASINI BELİRLEYECEĞİZ’

Konferansta çok farklı konuları ele alacaklarını söyleyen Önder, şöyle devam etti: “Kadın cinayetlerinin durdurulması, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanunun uygulanması için atılacak adımlar, hazırlanan genelgelerin uygulanması için yol ve yöntemlerini ele alacağız. Rabia Naz gibi şüpheli çocuk ölümleri ve yine aynı şekilde şüpheli kadın ölümlerini nasıl açığa çıkartabiliriz, konu başlıkları halinde ele alacağız. Bütün öneri ve görüşleri ortak bir şekilde değerlendirip önümüzdeki iki yılın yol haritasını belirleyeceğiz.”

Mezopotamya Ajansı

HDP’li kadınlara dönük operasyon protesto edildi

Kadın Mücadelesi Engellenemez yazılı bir pankartın arkasında masa başında basın açıklaması yapan kadınlar

Kadın Mücadelesi Engellenemez yazılı bir pankartın arkasında masa başında basın açıklaması yapan kadınlar

 

HDP’li kadınlara dönük dün sabah saatlerinde Ankara ve İstanbul’da yapılan ev baskınları ve gözaltılara ilişkin HDP Ankara İl Binası’nda basın toplantısı gerçekleştirildi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara İl Kadın Meclisi, gözaltına alınan üyelerine ilişkin parti binasında açıklama yaptı. HDP İl Kadın Meclisi Sözcüsü Türkan Demir, üyelerinin 18-19 Ocak tarihinde yapılacak merkezi kadın konferansı öncesi gözaltına alındığını belirterek, gözaltılarla konferans çalışmalarının engellenmeye çalışıldığını söyledi.

Demir, “Her gün işlenen kadın cinayetlerinin engellenmediği, kadınların katillerinin korunduğu, mahkemelerde erkeklerin iyi hal indirimleriyle serbest bırakıldığı bugünlerde, 12 gündür bulunamayan Gülistan Doku’yu bulmakla yükümlü olması gereken devletin, siyasetçi kadınları hedef alması kabul edilemez” dedi.

Devamını oku