
Faşist rejim bir yandan hızlıca hayata geçirmek istediği birbiriyle alakasız “düzenlemeleri” yasalaştırıyor. Öte yandan toplumun algısıyla da oynayarak çıkardığı yasaların toplumun, çocukların, kadınların yararına olduğu izlenimini yaratıyor
İktidar uzun zamandır Türkiye işçi ve emekçilerinin kimliğini, iradesini, hayatını, geleceğini yok sayan politikalarını kendi “yöntemine uygun” olarak bir torbaya sıkıştırıp kanunlaştırmayı adet edindi. Buna elbette literatürde uygun bir isim de bulundu: “Torba yasa!”
Torba yasa zaten kendinden menkul diyebileceğimiz “Birbiriyle ilgisiz pek çok konuyu içeren hızlandırılmış yasa” anlamına geliyor. İktidarın bu konuyla alakalı son alamet-i farikası ise “Çocukların sosyal medya ve oyun platformlarına girişini sınırlayan ve “kadınların doğum izni süresini uzatan” torba yasa teklifi. Teklif komisyondan geçti şimdi ise Genel Kurula gelmesi bekleniyor. Genel Kuruldan da sorunsuz geçeceğe benziyor. İktidar her “torba yasa” teklifinde olduğu gibi bu yasa teklifiyle de bir taşla çok kuş vurmayı planlıyor.
Faşist rejim bir yandan hızlıca hayata geçirmek istediği birbiriyle alakasız “düzenlemeleri” yasalaştırıyor. Öte yandan toplumun algısıyla da oynayarak, çıkardığı yasaların toplumun, çocukların, kadınların yararına olduğu izlenimini yaratıyor.

