İktidarın ‘Torbası’nda Fişleme ve Hak Gaspı Var

Bir ebeveynin avucunun içinde bir bebeğin eli

Faşist rejim bir yandan hızlıca hayata geçirmek istediği birbiriyle alakasız “düzenlemeleri” yasalaştırıyor. Öte yandan toplumun algısıyla da oynayarak çıkardığı yasaların toplumun, çocukların, kadınların yararına olduğu izlenimini yaratıyor

İktidar uzun zamandır Türkiye işçi ve emekçilerinin kimliğini, iradesini, hayatını, geleceğini yok sayan politikalarını kendi “yöntemine uygun” olarak bir torbaya sıkıştırıp kanunlaştırmayı adet edindi. Buna elbette literatürde uygun bir isim de bulundu: “Torba yasa!”

Torba yasa zaten kendinden menkul diyebileceğimiz “Birbiriyle ilgisiz pek çok konuyu içeren hızlandırılmış yasa” anlamına geliyor. İktidarın bu konuyla alakalı son alamet-i farikası ise “Çocukların sosyal medya ve oyun platformlarına girişini sınırlayan ve “kadınların doğum izni süresini uzatan” torba yasa teklifi. Teklif komisyondan geçti şimdi ise Genel Kurula gelmesi bekleniyor. Genel Kuruldan da sorunsuz geçeceğe benziyor. İktidar her “torba yasa” teklifinde olduğu gibi bu yasa teklifiyle de bir taşla çok kuş vurmayı planlıyor.

Faşist rejim bir yandan hızlıca hayata geçirmek istediği birbiriyle alakasız “düzenlemeleri” yasalaştırıyor. Öte yandan toplumun algısıyla da oynayarak, çıkardığı yasaların toplumun, çocukların, kadınların yararına olduğu izlenimini yaratıyor.

Son torba yasadaki “Çocukların sosyal medya ve dijital oyun platformlarına girişini sınırlayan” kanun teklifi de böyle bir amaca hizmet ediyor. Toplumda yaratılan “Çocukların güvenliğini sağlama” algısının yanı sıra muhaliflere aba altından sopa gösteriliyor. Aslında kanun teklifi iktidarın sosyal medyayı sıkı bir denetime tabi tutmasını ve “çocukların güvenliği” bahanesiyle sosyal medyaya kimlik numarasıyla girilmesini öngörüyor. Böylece devrimci, demokrat, muhalif tüm kesimlerin fişlenmesi ve cezalandırılması hedefleniyor.

İktidar kadınların doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya, erkekler için 5 gün olan sürenin 10 güne uzatılması kanun teklifini de aynı torba yasaya eklemekte gecikmedi ve teklifin meclis komisyonundan geçmesiyle de yandaş medya tek bir ağızdan çıkmış manşetleri sıralamaya başladı. “Müjde! Çalışan kadınların doğum izni 16 haftadan 24 haftaya çıkarılıyor”, “Milyonlarca çalışan kadına müjde! Doğum izninde ezber bozan değişiklik: Hafta sayısı resmen uçuşa geçiyor.”

“Müjde” olarak sunulan bu teklifin aslında sadece kamuda çalışan yani güvenceli istihdam olanağına sahip olan çok küçük bir sayıyı kapsadığı elbette söylenmiyor. Esasında özel sektörde güvenceli çalışan kadınları bile kapsaması güç, keza hiçbir patron bu uzunlukta bir izni kabul etmez. Bu gerçek doğum izninin 24 haftaya çıkarılmasını yeni evli ya da hamile kadınların işe alımında önemli bir eleme aracına dönüşmesi olasılığını yükseltiyor. Kaldı ki, özel sektörde güvenceli istihdam olanağına sahip kadın sayısı da oldukça düşük. Kadın istihdamı esas olarak güvencesiz işlerde. Kadınların yüzde 75-80’inin güvencesiz çalıştığı, geri kalan yüzde 25 içinde tam güvenceye sahip kadınların yani kamuda çalışanların oranının da hayli düşük olduğu düşünülecek olursa bu düzenlemenin “dostlar alışverişte görsün” manevrasıdır.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinden oldukça uzak olan bu kanun teklifi çocuk bakımını büyük oranda kadınların sırtına yükleyen yaklaşımın da altını çizmek anlamına geliyor. Böylelikle iktidar kadınların toplumsal rolünü anneliğe ve aileye indirgeyerek hedeflediği “kutsal aile”yi yaratma konusundaki adımlarını hızlandırmış oluyor.

Doğum ve çocuk bakımı sorumluluğunu kadınlara yükleyerek doğumun ve çocuk bakımının eşit yüklenicisi olması gereken erkekleri “yardımcı” olarak konumlandırıyor. Diğer taraftan bu yasa teklifi kadınların uzunca bir süre iş yaşamından kopması anlamına da geliyor. Bu durum ise kadınların ekonomik bağımsızlığının zayıflaması ve emek piyasasındaki kadın istihdamının da düşmesi anlamına geliyor. Böylelikle kadınların güvencesiz, kayıt dışı işlerde çalışmak zorunda kalmasının önü açılıyor. Durum böyle olunca da kadın istihdamı patronların insafına bırakılıyor.