Bir Oyundan Fazlası: Kadın Futbolunun Yasaklı Tarihi

Kadın futbolunun çimlere kazıdığı izler, sadece bir oyunun değil; eşitlik, özgürlük ve direnişin izidir.

Kadın futbolunun çimlere kazıdığı izler, sadece bir oyunun değil; eşitlik, özgürlük ve direnişin izidir.

Kadın futbolunun tarihi, yalnızca sahadaki gollerin değil yasakların, yok saymaların ve sessiz direnişlerin de tarihidi

Zeyno Bayramoğlu

Futbolun tarihi yüzyıllara yayılır; çoğu insan kadınların bu oyuna yalnızca son nesilde dahil olduğunu sansa da onların sahadaki varlığı çok daha eskidir. Shakespeare, Yanlışlıklar Komedyası’nda (1594) ve Kral Lear’da (1608) futboldan söz eder; Sir Philip Sidney, 1580’de yazdığı İki Çoban Arasında Bir Diyalog’da kızların eteğini toplayıp futbol oynadığını anlatır. İskoçya Kraliçesi Mary’nin, günümüze ulaşan en eski futbol topuna sahip olduğu söylenir.

Devamını oku

‘İntihar’ Derlerse İnanma!..

‘İntihar’ Derlerse İnanma!..

‘İntihar’ Derlerse İnanma!..

Rojin Kabaiş’in “şüpheli ölümünü” de Adli Tıp Kurumu’ndan valisine, savcısından yurt müdürüne kadar elbirliğiyle intihara tahvil ettiler. Şimdi anlaşıldı ki Rojin tecavüze de maruz kalmış olabilir

Mürüvet Küçük

“Kadın cinayetleri”, “şüpheli kadın ölümleri” gibi kavramların son zamanların hit “hukuksal” kavramı “yaşamın olağan akışı” içinde yer bulduğu, dahası kanıksanır hale geldiği bir coğrafya burası. 2021 ile 2023 yılları arasında sadece “balkondan düşerek öldü” denilen şüpheli kadın ölüm sayısı 93!, 2017’den 2025 yılının ilk 6 ayına kadar ise en az bin 602 kadın ya “balkondan düştü” ya da “intihar etti” denilerek şüpheli kadın ölümleri listesine girmiş.

Devamını oku

İki Kadın, Patronlarına Cinsel Taciz Davası Açtı

Bir otomobil yedek parça işyeri sahibinin, istihdam ettiği genç kadınlara cinsel tacizde bulundu

Bir otomobil yedek parça işyeri sahibinin, istihdam ettiği genç kadınlara cinsel tacizde bulundu

Bir otomobil yedek parça işyeri sahibinin, istihdam ettiği genç kadınlara cinsel tacizde bulunduğu savcılığa yapılan şikayetle ortaya çıktı. Mağdur kadınlardan biri ve savunmayı üstlenen Avukat Kasım Akgüvercin ile konuştu

Ayla Önder

Genç kız işe girdikten sonra yaşamadığı kalmadı. Uygunsuz sözler. Aniden dokunma… Bunu yapan patronuydu ve tabii ki asla kabul edilemez hareketlerdi. Nesli’nin,* çalışması sakıncalı olan, hasta bir annesi vardı. Ve evi geçindirmeye mecburdu. Elemanı olduğu şirket, bir kadın açısından ne derece güvenilirdi?

Devamını oku

AKP’nin Kadın Düşmanlığının Yarım Asırlık Bilançosu

AKP Kadını “aile” ile birlikte tanımlamaya başladı, “aile”yle anılmayan kadını hedefe çakma hazırlıklarına girişti

2007-2011 arasındaki döneme gelindiğinde AKP, “aile” odaklı kadın propagandasını belirgin bir tarzda öne çıkarmaya başladı. Kadını “aile” ile birlikte tanımlamaya başladı, “aile”yle anılmayan kadını hedefe çakma hazırlıklarına girişti

Oya Açan

Türkiye’de kadına yaklaşım kapitalizmin ihtiyaçları, dünyadaki ekonomik-politik gidişat ile bunların sentezini ifade eden devlet politikalarına göre şekillenmiştir. Aslında 23 yıllık iktidarı sırasında karşı karşıya olduğumuz AKP politikaları eğrisi de bu gerçeklik üzerinden şekillenmiştir. Kadın mücadelesi bu sentez üzerinde daima hız kesmeyen bir basınç unsuru oldu.

AKP iktidarı yıllardır yeni bir toplum inşa etmeye çalışıyor; asıl hammaddesi ise adı sürekli aileyle birlikte anılan, aileye hapsedilmeye çalışılan kadın.

Devamını oku

Van’da Rojin Kabaiş için Yürüyüş ve Suç Duyurusu

‘Rojin’in sesi artık biziz’

‘Rojin’in sesi artık biziz’

Rojin Kabaiş için adalet isteyen Van Kadın Platformu ve öğrenciler, ‘Rojin’in sesi artık biziz’ dedi. Van Barosu da, dosyanın önceki savcısı ve ATK yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulundu

Van’da 27 Eylül 2024 tarihinde kaybolduktan 18 gün sonra cenazesi bulunan Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne ilişkin soru işaretleri devam ederken Adli Tıp Kurumu (ATK) 9 ay sonra hazırladığı raporu dosyaya sundu. ATK Biyolojik İhtisas Dairesi Merkezi’nin gönderdiği rapor sonrası cinsel saldırı ihtimali gündeme geldi.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencileri, ATK’nin dosyadaki tutumunu rektörlük binasından ATK’ye yaptığı yürüyüşle protesto etti. Çok sayıda öğrencinin katıldığı yürüyüşte, “Rojin Kabaiş isyanımızdır!”, “Erkek vuruyor devlet koruyor!”, “Jin, jiyan, azadî!”, “Rektör istifa!” ve “Bu intihar değil cinayet!” sloganları atıldı

Devamını oku

Rojin Kabaiş Dosyasında Cinsel Saldırı İhtimali

Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş: “Baroların çalışmaları sayesinde gerçekler açığa çıktı.

Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş: “Baroların çalışmaları sayesinde gerçekler açığa çıktı.

Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş: “Baroların çalışmaları sayesinde gerçekler açığa çıktı. Bir yıldır acı çekiyoruz. Cinayeti işleyen kimlerse bulunsun” diyerek adalet talebini dile getirdi

27 Eylül 2024’te Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde bulunan KYK yurdundan akşam saatlerinde çıkan ve 18 gün sonra cesedi Mollakasım Köyü sahilinde bir işçi tarafından bulunan Rojin Kabaiş dosyası bir yıldır adeta hasıraltı edilmek isteniyor.

Adli Tıp Raporu’nda Rojin Kabaiş’in göğüs ve vajina bölgesinde iki erkeğe ait DNA bulundu. Ailenin avukatı Zeynep Demir, Rojin Kabaiş dosyasının intihar algısı yaratılalarak kapatılmak istendiğini söyledi.” Demir, ATK hakkında ihmal nedeniyle suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. Van ve Diyarbakır barolarının bulgularıyla önemli gelişmeler yaşandı.

Devamını oku

Nagihan’a Gazel: Bozarak Kurmaya, Güzeli Kurtarmaya

Gazeteci-yazar Nagihan Akarsel,Süleymaniye’deki evinin önünde uğradığı bir suikastle katledildi

Gazeteci-yazar Nagihan Akarsel,Süleymaniye’deki evinin önünde uğradığı bir suikastle katledildi

Gazeteci-yazar Nagihan Akarsel, 4 Ekim 2022’de Süleymaniye’deki evinin önünde uğradığı bir suikastle katledild

Ruşen Seydaoğlu

Uzandığımda boyu bedenimi aşacak yeşiller bulsam, bıraksam kendimi,

Ellerin hem kalbine hem bahçeye dikilidir senin, sarılmadan ayrıldığın herkes yerine sarılsam,

Hiç konuşmadan -olmaz, konuşmadan duramam ben-azıcık konuşup

Gözlerimi kırpmadan gökyüzünü izlesem,

Arada bir ağlasam -hayır hıçkıra hıçkıra durmadan ağlasam.

Devamını oku

Tapeten’de Kadın İşçilerin Emeğinin Karşılığı ‘Eve Katkı’ Olarak Görülüyor

Ankara’daki Tapeten Mensucat Fabrikası’nda işçiler TİS sürecinin tıkanmasıyla işçiler 4 Eylül’de greve başladı

Ankara’daki Tapeten Mensucat Fabrikası’nda işçiler TİS sürecinin tıkanmasıyla işçiler 4 Eylül’de greve başladı

Ankara’daki Tapeten Mensucat Fabrikası’nda işçiler Toplu iş sözleşmesi (TİS) sürecinin tıkanması, sendikal baskılar, kötü ve hijyenik olmayan çalışma ortamı nedeniyle 4 Eylül’de greve başladı

Yadigar Aygün

Ankara Sincan’da bulunan TEKSİF’in yetkili olduğu Tapeten Mensucat Fabrikası’nda işçiler Toplu iş sözleşmesi (TİS) sürecinin tıkanması, sendikal baskılar, kötü ve hijyenik olmayan çalışma ortamı nedeniyle 4 Eylül’de greve başladı. Tapeten Mensucat fabrikası grevini ziyaret eden EMEP Milletvekili Sevda Karaca ve TEKSİF Örgütlenme Uzmanı Pembe Maden ile kadın işçilerin yaşadığı sorunları konuştuk.

Devamını oku

Kadın Dayanışma Vakfı: 6284 Sayılı Kanun Etkin Biçimde Uygulanmıyor

6284 Sayılı Kanun Kapsamında Verilen Kararlara Dair İzleme Raporu

6284 Sayılı Kanun Kapsamında Verilen Kararlara Dair İzleme Raporu

Kadın Dayanışma Vakfı’nın “6284 Sayılı Kanun Kapsamında Verilen Kararlara Dair İzleme Raporu” yayımland

Kadın Dayanışma Vakfı’nın “6284 Sayılı Kanun Kapsamında Verilen Kararlara Dair İzleme Raporu” yayımlandı. Rapor, kadına yönelik şiddetle mücadelede hayati bir öneme sahip olan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un uygulanmasında önemli sorunlar yaşandığını ortaya koydu.

203 karar dosyasının incelendiği raporda, kadınların büyük çoğunluğu (160 kadın) koruma talebini aile mahkemelerine yaptı. Otuz altı kadın kolluk kuvvetlerine, altı kadın savcılığa, bir kadın ise mülki amire koruma talebinde bulundu. Beş kadın ise kolluğa KADES uygulaması üzerinden ulaştı

Devamını oku

“Her Yerde Eşitlik ve Özgürlük İstiyoruz!”

Jina Mahsa Amini’yi anmak için Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla basın açıklaması gerçekleştirdi

Jina Mahsa Amini’yi anmak için Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla  basın açıklaması gerçekleştirdi

Jina Mahsa Amini’nin katledilmesinin üçüncü yılında Ankara’da kadınlar sokaktayd

2022 yılında İran faşist molla rejiminin ahlak polislerince gözaltında işkenceyle katledilen Jina Mahsa Amini’yi anmak için Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla Yüksel Caddesi’nde bir araya gelen kadınlar basın açıklaması gerçekleştirdi.

Açıklamada, kadınların Filistin’den Afganistan’a Tunus’tan Suriye’ye mücadele bayrağını yükselttiğine değinilerek “Bizler de İranlı kadınların ve Ortadoğu halklarının dinci-faşist rejimlere karşı sürdürdüğü mücadelenin yanındayız” denildi.

Devamını oku

KYK eylemine saldırı ve gözaltı

Ankara’da KYK önünde basın açıklaması yapmak isteyen öğrencilere polis saldırdı, çok sayıda öğrenci gözaltına alındı Ankara Üniversitesi’nde Las Tesis dansı yaptıkları gerekçesiyle KYK yurtlarından atılan ve burs/kredileri kesilen üniversitelilerin yapmak istediği basın açıklamasına polis saldırdı. Ankara Üniversitesi’nde Las Tesis yaptıkları gerekçesiyle öğrenciler hakkında soruşturma açıldı. Soruşturma gerekçesiyle yurttan atılan, kredi ve bursları kesilen üniversiteliler bugün … Devamını oku

Antalya’da kadın cinayetine beraat!

Zehra Demir ve Demir'in intihar etmesine neden olan Süleymen Taruk'un bir fotoğrafı

Zehra Demir ve Demir'in intihar etmesine neden olan Süleymen Taruk'un bir fotoğrafı

 

Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi eski sevgilisi Zehra Demir’i yeniden birlikteliğe zorlayan ve ret yanıtı alınca da “yaşadıklarımızı ağabeyine anlatacağım” diye tehdit ederek evin kapısına bıçakla dayanan, bu sırada Demir’in pencereden atlayarak intihar etmesine neden olan Süleyman Taruk hakkında beraat kararı verdi!

Kadın katillerinin sırtını sıvazlayan bir karar da Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verildi. Birlikte olmaya zorladığı eski sevgilisi Zehra Demir’den ret yanıtı alınca “yaşadıklarımızı ağabeyine anlatacağım” diye arayıp, evin kapısına bıçakla dayanan ve bu sırada Demir’in pencereden atlayarak intihar etmesine neden olan Süleyman Taruk, yargılandığı davadan beraat etti. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada heyet beraatı, Taruk’un Demir’in intihar etmesi gerektiğine dair beyanı ve tehdidinin olmaması gibi akıl almaz bir gerekçeye dayandırdı!

Hürriyet’ten İsmail Saymaz’ın haberi şöyle:

Antalya’da boyacılık yapan Süleyman Taruk (19), geçen yıl aynı mahallede yaşadığı 20 yaşındaki Zehra Demir’le sevgili oldu. Demir bir süre sonra ayrılma kararı aldı. Taruk 28 Eylül 2019’da eski sevgilisine, “Ağabeyini arayıp yaşadıklarımızı anlatacağım” dedi. Ardından kızın evine gidip zile bastı. Demir’in kardeşleri aşağıya indi. Sokakta tartışma sürerken Demir, olanları ailesinin öğreneceğinden korkup dördüncü kattan atladı. Grubun yanına düşen Demir, hastanede can verdi.

 

 

Aynı anda, elindeki bıçakla Demir ailesine saldıran Taruk’a cebir veya tehdit kullanarak, intihara mecbur etmek suçundan Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

 

 Son duruşma dün görüldü. Savcılığın esas hakkındaki görüşünde, “Taruk’un Demir’e intihar etmesi gerektiğine dair beyanı ve bir tehdidi tespit edilememiştir. Taruk’un olay günü araması ve eve gelmesi başka suçları oluşturabilir. Bu eylemlerin intihara teşvike vücut verdiği söylenemez” denildi. Mahkeme, bu görüş doğrultusunda beraat kararı verdi. 

Bilgili’nin yargılandığı duruşmaya katılım çağrısı

"Hasan Bilgili Tecavüzcüdür Tutuklansın" yazılı pankartın önünde masa başında basın açıklaması yapan kadınlar

"Hasan Bilgili Tecavüzcüdür Tutuklansın" yazılı pankartın önünde masa başında basın açıklaması yapan kadınlar

Ankara Kadın Platformu tecavüzcü profesör Hasan Bilgilinin yargılandığı davanın 26 Şubat’ta görülecek duruşmasına katılım çağrısı yaptı

Ankara Kadın Platformu bugün saat 12:30’de Mülkiyeliler Birliği’nde basın toplantısı düzenleyerek, veteriner hekim Ç.B.’ye cinsel saldırıda bulunan klinik sahibi ve aynı zamanda Ankara Üniversitesi’nde akademisyen olan Prof. Hasan Bilgili’nin tutuksuz yargılandığı davanın 26 Şubat’ta görülecek duruşmasına çağrıda bulundu. Duruşmaya çağrıda bulunan Ankara Kadın Platformu tecavüzcü Hasan Bilgili’nin tutuklu yargılanması gerektiğini vurguladı.

Toplantıda konuşan platform üyesi Esma Çağlak, Hasan Bilgili’nin ve ortağı Serkan Durmaz’ın 3 Nisan 2019 günü gecesi kendilerine ait klinikte gece nöbeti görevini yapan kadın veteriner hekimi darp ettiklerini, çeşitli veteriner anestezi ilaçlarıyla bayıltıp, tecavüz ettiklerini daha sonra işbirlikçileri jinekolog Hüseyin Şenyurt’un kliniğine götürerek delilleri kararttıklarını, cinsel saldırıya uğrayan Ç.B.’yi ölümle tehdit ettiklerini hatırlattı.

Tecavüzcü serbest bırakıldı, tepki gösteren kadınlar saldırıya uğradı

Şikayetçi olan Ç.B.’nin karakolda ve savcılıkta kadın düşmanı davranışlarla karşılaştığı, psikolojik şiddete maruz kaldığını belirten Çağlak, şikayet ve deliler üzerine tutuklanan Hasan Bilgili’nin 2 ay gibi kısa bir süre sonra savcı inisiyatifi ile re’sen tahliye edildiği, hakkında adli kontrol kararı bile çıkarılmadığını ifade ederek, “Tecavüzcüler kadınları tehdit etmeye, kendilerini teşhir eden kadınlara saldırmaya devam etmiş, sosyal medyadan ‘Tecavüzcü profesör tutuklansın!’ diyen kadınlara ve basın emekçilerine soruşturma açılmıştır. Tecavüzcü Hasan Bilgiliyi emeklilik ile ödüllendiren Ankara Üniversitesi yönetimi ise bu süre zarfında kadın düşmanlığından ödün vermemiş, adliyede ‘Tecavüzcü Profesör tutuklansın!’ diyen, yaşam alanlarını ve kampüsleri danslarıyla özgürleştiren kadınlara soruşturma açmış, kadınları yurtlarından atarak ve ekonomik krizin en yakıcı döneminde kadın öğrencilerin burslarını keserek cezalandırmıştır. Buradan tekrar haykırıyoruz; okullarımız da ve yaşamımızın her alanında kadın düşmanlarının yakasını bırakmayacağız,mücadelemiz her alanda yükselerek devam edecek!” diyerek, mahkemelerin, karakolların, akademinin kadın düşmanı tutumlarını bir kez daha teşhir etti.

Çağlak, bu tecavüz ve örtbas etme çabasına dönük tutum geliştiren kadınların ve örgütlerinin hedef alındığı, 11 Aralık günü tecavüzcü Bilgin’in davasının ilk duruşmasında basın açıklaması yapan kadınların polis saldırısına maruz kaldığını, darbedilerek gözaltına alındıklarını hatırlatarak, devletin tüm kurumlarının tecavüzler karşısında aynı kadın düşmanlığıyla hareket ettiğini vurguladı.

Katiller korunduklarının farkındalığıyla cinayet işlemeye devam ediyor

Kadın katillerinin, tecavüzcülerinin devlet tarafından adeta korunmalarının yeni saldırı ve cinayetlere davetiye çıkardığını dile getiren Çağlak, birkaç hafta önce babası tarafından bir otomobilin içinde katledilip yol kenarına atılan 17 yaşındaki genç kadın Şeyma Yıldız cinayetini hatırlatarak, “katillerin bu zırh ile korumaya alındıklarının farkında olmalarının rahatlığı içinde kadınları katletmeye devam ettiklerinin kanıtıdır” diye belirtti.

Kutsal aile” olgusu her türlü kötülüğün maskesi

Kutsal aile” olgusunun kadınların şiddet görmelerinin, aile bireylerince tecavüze uğrayarak büyümelerinin, katledilmelerinin meşru hale getirilmesinin maskesi olmaya devam ettiğini belirten Çağlak, katilleri koruyan bu zırhın Hasan Bilgili’yi de korumaya devam ettiğini vurguladı.

8 Mart’ta alanlardan haykıracağız

Tecavüzcünün duruşmada tecavüz ettiği kadına hakaret edebildiği ve bu adamın onca delile rağmen aramızda dolaştığını ifade eden Çağlak, “Bütün bu gerici, kadın düşmanı söylemlere, politikalara karşı sömürüye, tacizlere, tecavüzlere ve kadın cinayetlerine karşı ve büsbütün bunları meşru hale getiren sistem zırhına karşı isyanımızla her an karşınızda dikilecek 8 Mart’ta da alanları doldurmaya, isyan çığlıklarımızı kulaklarınızda çınlatmaya devam edeceğiz” dedi.

Tecavüzcü ve işbirlikçileri tutuklansın!

Açıklama şu çağrıyla sonlandı:

Tecavüzcü Hasan Bilgili’ye ve bütün mutlak koruyucularına karşı bir kez daha Ankara Kadın Platformu olarak söylüyoruz; yaşamlarını savunan kadınları yıldıramayacaksınız! Arkanıza aldığınız ataerkil sistem ve devlet güçlerine karşı mücadelemizle var olmaya, mücadelemizi yukarıya taşımaya devam edeceğiz. Tüm kadınları 26 Şubat Çarşamba günü Ankara Adliyesi bahçesini mücadelemizle doldurmaya, “Tecavüzü Hasan Bilgili, Tecavüzcü Serkan Durmaz ve işbirlikçi Hüseyin Şenyurt Tutuklansın!” demeye çağırıyoruz.

 

Tecavüzcü Hasan Bilgili, Serkan Durmaz ve işbirlikçi Hüseyin Şenyurt tutuklanmadan sokakları, alanları terketmeyecek fırsat bulduğumuz her yerde tecavüzcüleri ve onları koruyanları teşhir etmekten vazgeçmeyeceğiz. Kaybettiğimiz kadın arkadaşlarımızın, maruz bırakıldığımız taciz ve tecavüzlerin öfkesiyle bir kişi daha eksilmemek için mücadele etmekten geri durmayacağız. Tecavüzcülerin, katillerin ve koruyucularının ancak kadın dayanışması ve mücadelesi ile alt edilebileceğinin farkında olarak devam edeceğiz.